|
Hoca
Mektepleri, cuma günleri tatil olurdu. Çünkü hoca, cuma için merkez
mahalledeki camie giderdi. Bir diğer tatil günü de çarşamba günü
idi. Çünkü çarşamba günü, Şalpazarı’nın alış-veriş günü idi. Yani,
pazarı idi. Hoca, eğer ihtiyaç temini için pazara giderse tatil
olur; gitmezse eğitim-öğretim devam ederdi.
Hafta içi eğitim devam ederek, perşembe günü ikindi ezanına ulaşınca;
tatilin de başlangıcı anlamı taşıyan bir uygulama olurdu:
Hava müsaitse dışarıda, mektep önünde; hava uygun değilse mektep
içinde ayağa kalkılır; bazen halka olunur, bazen ayağa kalkmak yeterli
olur, karışık durulur, eller havaya, omuz hizasını geçmeyecek şekilde
açılırdı ve hoca yüksek sesle âmin duaları okurdu. Öğrenciler hep
bir ağızdan; ‘Aaamiin! Aaamiin! Aaaamiiin!’ diye bağırırlardı. Bu
uygulama, çocuklara çok eğlenceli ve zevkli gelirdi...
Bu topluluğa “Âmin Alayı”, yaptıkları işe de “Âmin Çığırmak/Çağırmak”
denirdi.
Dualarda; günahların affı, hataların düzeltilmesi için Allah’tan
yardım istenirdi. Bolluk-bereket istenirdi. Toplumun tabiî afet,
musibet ve kazalardan korunması talep edilirdi. Devletimiz ve şerefli
ordumuz için güç, kuvvet ve başarı niyaz edilirdi. Buna benzer diğer
niyazlar sıralanırdı. Çocuklar; sabî, günahsız oldukları için onların
dualarının yüce Allah tarafından kabul buyurulacağı ümit edilirdi.
Dua bitince hoca; ‘Paydos!’ diye seslenirdi. Bütün çocuklar, bu
sözün duyulacağı anı sabırsızlıkla beklerdi. ‘Paydos!’ sözü duyulur
duyulmaz, kendi evlerine doğru koşmaya başlarlardı. Yol oyunları,
özellikle cirit oyunu oynaya oynaya evlerine giderlerdi. Yol boyunca
yapılan yaramazlıklar ve bazen komşulara verilen zararlar da olmaz
değildi...Eğer olursa, şikayet hocaya iletilirdi. Hoca da,-çocuk
için biraz üzücü olsa da- gereğini yapardı...
|