|
‘Cerr’,
Arapça bir kelimedir. ‘Çekmek , sürüklemek, götürmek’ anlamları
yanında; ‘medrese talebesi’ anlamına da gelmektedir. Daha çok; ‘Para
ve erzak toplamak için sayılı aylarda köylere dağılıp, imamlık ya
da müezzinlik yapmak’ anlamında kullanılmaktadır.(“...Padişahlardan
birinin torunu çıkageldi, yarı ümmi bir adamla cerre çıkmıştı.”
/ Refik Halit Karay).
“Cerr”; “Para, eşya ve saire çekmek” anlamına da kullanılmaktadır.
‘Cerre çıkmak’ ise; ‘Eskiden medrese talebesinin, mübarek Üç Aylarda
köylere dağılıp halka dini öğütlerde bulunmak, namaz kıldırmak veya
müezzinlik etmek suretiyle para ve erzak toplaması’ anlamında deyimleşmiştir.
Geyikli ve Ağasar genelinde-özellikle yoksulluk dönemlerinde-hafızların
cerre çıktıkları bilinmektedir. Ramazan ayına bir hafta kala, köyden
ikişerli-üçerli gruplar halinde bir tür gurbete çıkılırdı. Geyikli’deki
hafızlar, daha çok Kırşehir’e giderlerdi. Çok az da olsa, başta
Samsun olmak üzere; Ordu ve Giresun’un iç kesimlerindeki köylere
de gidildiği olmuştur. Bazı hafızların, Adana’ya kadar cerre gittiği
anlatılmaktadır.
Cerr, özellikle bir dilencilik türü değildir. Ramazan ayı gelmiştir;
vakit namazları ve Teravih, daha dikkatli ve düzenli bir şekilde
cemaat halinde kılınacaktır. Öğüt/nasihat, bir ihtiyaçtır; dini
bilgiler alınacaktır. Ama her köyde, böyle özellikle yetiştirilmiş
kişi bulunamamaktadır. Gönüller/ruhlar, Mevlâ’sına yaklaşma arzusu
ve açlığı içindedir. Ancak, bir yardımcı bir rehber gerekmektedir.
Bundan dolayı hoca aranmaktadır...Halkın içinden yetişmiş hafızlar,
ramazan ayı süresince Teravih ve vakit
|