Mehmet Gülay Ameliyat Oldu
Kızlarımızın ve kadınlarımızın becerileri göz kamaştırıyor
Yerel Yönetimlerden Muhammet Algün Sorumlu
Geceye Davet
Ana Sayfa
Ziyaretci Defteri
Foto Galeri
Video Galeri
Duyurular
Sponsorlar
Üye Ol
Üye Girişi
İletişim
23 Şubat 2012 Perşembe
› Dost Siteler
› Faydalı Linkler
› Resmi web siteler› web hostingBUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ ? - 1Hıdıroğlu-merhum-Hacı Hasan Efendi (1300 doğumlu), üç yıl süreyle Kâbe mevkiindeki Osmanlı Kışlasında askerlik yapmış; ‘Mescid-i Haram’ın güvenliğini sağlamada görev almış ve nöbet tutmuştur.
* Mescid-i Haram’ın Güvenliğini Sağlayan Asker
Hıdıroğlu-merhum-Hacı Hasan Efendi (1300 doğumlu), üç yıl süreyle Kâbe mevkiindeki Osmanlı Kışlasında askerlik yapmış; ‘Mescid-i Haram’ın güvenliğini sağlamada görev almış ve nöbet tutmuştur. Geyikli Halkı, böyle şerefli bir görevde kendi köylüsünün bulunmuş olmasıyla iftihar etmekte;H.Hasan Efendi’ye-bu vesileyle-büyük saygı duymaktadırlar. * Ormana Saygının Böylesi! Şıhoğlu Gazi Hasan Yaşar’ın; ormana giderken baltasının ağzını bez parçasıyla sardığını; ağaçların, baltayı hissettiklerini söylediğini; onları üzmemek için balta ve baltaya benzer kesici aletleri, sararak ya da sepet içine koyarak çalışma yerine götürdüğünü; çevresindekilere böyle yapmalarını ısrarla tavsiye ettiğini; böyle yapmayanlara kızdığını biliyor muydunuz? * Yük Altında Gece-Gündüz Yürümek Eskiden-araba yolu olmadığı dönemlerde- Beşikdüzü’ne (Şarlı’ya),Vakfıkebir’e (Fol’a), hatta Trabzon’a yük altında yürüme gidildiğini; yolculuğa sabaha üç-dört saat kala başlandığını, el fenerlerinin gün ışıdığı yerde uygun bir kaya aralığına veya ağaç kovuğuna saklandığını; dönüşte-bu gaz yağı ile yanan-deveci fenerlerinin tekrar saklandıkları yerden alınarak gelindiğini, bazen de bu fenerlerin saklandıkları yerden çalındığını biliyor muydunuz? * Yılanla Dostluk/Ayı İle Güreş “Ben, beden ağasıyım; gösterişli giysilerim yok ama bedenim ağalığa yeter!” diyerek öteki ağalara meydan okuyan Pıli’nin, Govanlık-Çayırderesi bölgesinde bir mağarada zaman zaman, yılanlarla beraber yaşadığını, ayılarla güreş tuttuğunu biliyor muydunuz? * Çıra Işığı Altında Saatlerce Düğün Bilinen aydınlatma araç gereçlerinin, hatta gazlı lambaların dahi bulunmadığı dönemlerde, açık alanda yapılan düğünlerde; ‘çırakman’ denilen bir görevlinin, oyun halkasının orta yerinde, gündüzden büyük bir özenle hazırlanan seçme çıraları, oyun alanını aydınlatmak üzere düğün sona erinceye kadar yaktığını, çıra ışığı etrafında horon oynandığını biliyor muydunuz? * Yalınayak Saatlerce Yürümek Fehmi Atalar’ın, İzmiş Şenliklerine yalınayak saatlerce yürüyerek gidip geldiğini biliyor muydunuz? * Bir Yıllık Kazancın Berhava Edildiği Bir Günlük Şenlik Eskiden, Sis Dağı Şenlikleri’ne giderken; sabah erken saatlerde yola çıkıldığını; ikibuçuk saatlik dik, yer yer dar ve kıvrımlı yolların horon oynaya oynaya aşıldığını; bu yol üzerindeki her genişlik ve düzlüğe mutlaka horon halkası kurulduğunu (Aşağıki Alan, Avuzbaşı Düzlüğü, Palaklık, Kireçhane Düzlüğü, Övezli Alan, Hanyanı, Camışdüzü, Pazaryeri Düzlüğü); dönüşte tekrar aynı yolun köye ininceye kadar horon oynaya oynaya gelindiğini; bu şekilde ancak akşam namazı saatlerinde köye ulaşılabildiğini ve şenlik günü bittiği için büyük üzüntü duyulduğunu; seneye aynı gün tekrar buluşabilmek için umut, va’at ve niyetlerin konuşulduğunu; birbirlerinden ayrılırken ağlayanların olduğunu; halkın deyişiyle ‘tonlarca veda mermilerinin yakıldığı’nı; böylece gurbette bir yılda kazanılan bütün paranın, birkaç günde tüketildiğini; sonra-gelecek yılki şenliğin hasretiyle-tekrar gurbetin yolunun tutulduğunu biliyor muydunuz? Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
İLGİLİ HABERLER
|
![]() |