|
Geyikli
ve yöre halkı, gündelik eğlencelerin yanında yılda bir kereye mahsus
olmak üzere Sis Dağı zirvesinde, bir tam günün sabahının erken saatlerinden
akşam vaktine kadar süren eğlenceler düzenlemektedirler. Bu eğlenceler
o kadar önemli sayılmıştır ki, uzaktan yakından herkes bu eğlenceler
için işini gücünü bırakmakta ve temmuz ayının dördüncü haftası köyüne
dönmektedir. O gün hiçbir iş yapılmaz, bütün hazırlıklar bugün için
yapılmıştır.
Bununla ilgili bir de olay anlatılır. Dernek gününü halkın ne oranda
ciddiye aldığını izah edebilmek açısından buraya almayı uygun gördük
:
İki köylü vatandaş arasında bir konu yüzünden anlaşmazlık çıkmış.
Muhtar, meseleyi halledemeyince iş mahkemeye aksetmiş. Bu iki kişi
duruşmaya çıkmışlar, fakat şahitlerin bir kez daha dinlenmesi için
hakim gün vermiş, duruşmayı ertelemiş. Birbirinden davacı olan bu
iki kişi mahkeme salonunu terk etmişler. Merdivenleri inerken biri
diğerine :
“-Ula, dur bakîm!..
-N’oldu?
-Hâkimiñ bize verdû gün, bizim dernek günümüze ıras gelî.
-Yok yâhu! İhil hesap eddiñ mi?
-İnanmasañ say da bak!..”
Hesabı doğrulamak için merdivenin orta yerine oturur ve başlarlar
saymaya. Nihayet vardıkları sonuç çok korkunçtur. Çünkü gerçekten
de hakimin verdiği gün, dernek gününe rastlamaktadır. Şaşkın gözlerle
birbirlerine bakmaktadırlar. Biri diğerine sorar
“-Sen, şindi ne diyuñ; biz bu merkemê gelecûk mü?
-Hakımdan vaz geçerim, dernekden vazgeçmem. Hâkime desek de, merkeme
gününü değeşdürtsek olmaz mı? Hakim ‘olmaz!’ derse yalvaru-yakaruruk;
dernêmizi annaduruk; unu da dernê çâruruk; eğer gelüse merkemî de
dernekde ederük...
-Hay, agılıñıla biñ yaşa! Hadi gidip hâkime bunu dêlim.”
Geri dönerler. Hakim bu sırada yeni bir davaya geçmiştir. Kapıdan
bir kolayını bulur içeri dalarlar. Hakim, şaşırır. Dışarı atılmalarını
emreder. Ama bu iki kişi, dertlerini anlatmaya başlamışlar bile.
Hakim de, gayr-i ihtiyari dinlemek zorunda kalmıştır. Yalvarma-yakarmalar
uzamış; aksi halde mahkemeye gelemeyeceklerini belirtmişlerdir.
Anlatıldığına göre; hakim bu isteği uygun görmüş ve mahkemenin gününü
ertelemiştir.
Yayla şenlikleri, gerçekte Batı’daki faşing ve karnaval türü eğlencelere
içerik yönünden benzemez. Buna; ‘kır pazarı, kır eğlencesi, festival,
şenlik’ gibi isimler daha uygun düşebilir. Ancak halk buna; “Otçu
Haftası/Kaynak haftası” veya “Dernek” adını vermiştir.
Sis Dağı’nda eğlencelerin yapıldığı yer, zirvedeki geniş düzlüklerdir.
Bu düzlüklerdeki çimenler, halkın tabiri ile “topuk” çimenlerdir.
Yani ezilmeyen, yatıp uyunduğunda vücutta soğukluk uyandırmayan,
çıplak ayakla zevkle gezilebilen türdendir. Buraya, iki ayrı istikametten
araba yolu mevcuttur. Ancak bu yollar toprak yol olup her zaman
rahat bir ulaşıma imkan vermemektedir. Suyu hem çok lezzetli, hem
de çok soğuktur. İçine atılan karpuzu kısa süre içinde çatlattığına
şahsım da şahit olmuştur. Ayrıca bu suların sindirimi çok hızlandırdığı
bilenen bir gerçektir. Basit olarak izahı da mümkündür. Ne kadar
fazla yemek yenilirse yenilsin, insan kısa süre içinde yine açlık
hissetmektedir. Böylece insan, günde rahat beş öğün yemek yiyebilir
ve bundan da hiç rahatsızlık duymaz.
Bu dağ üzerinde cami, kahvehaneler, bakkallar, manavlar, kasaplar
mevcuttur. Ayrıca -lüks olmasa da- bir de otel yapılmıştır. Lokanta
bulmak da mümkündür. Ancak burada adet; “kendin pişir kendin ye”
şeklinde olduğu için pek lokanta da aranmaz. Burada en kalabalık
olduğu haftada, 100 adet büyükbaş hayvanın kesilip satıldığını,
etin havada kapışıldığını görmek mümkündür.
Sis Dağı’nın Karadeniz’e bakan tarafı büyük uçurum olup ulaşıma
geçit vermez. Dağın biraz eteğine yaklaşırken hemen orman başlar.
Hakim ağaç türü; çam ve gürgendir. Karadeniz köylerine oranla bu
dağın tepesi daha fazla güneş almaktadır. Ayrıca dağın tam zirvesinden
doğan ve Giresun toprağı ile Trabzon toprağını birbirinden ayıran
“Çayır Deresi”nin suyu, biraz aşağıda bir göl oluşturmuştur ki,
denizi ve kumsalı aratmayacak türdedir. Şeklinden dolayı halk bu
göle “Sandık Gölü” der.
Bu dağ üzerindeki eğlenceler, sadece Geyikli tarafından değil, diğer
köyler tarafından da düzenlenir. Ancak hakim unsur, Geyikli’dir.
Pazar yerinin denetimi, kontrolü bugün Geyikli Belediyesi tarafından
yapılmaktadır. Güvenliği sağlamak için -gerekirse- ilçeden güvenlik
kuvveti istenmekte,
asayiş sağlanmaktadır. Son senelerde; ilçe, hatta ilçeler kaymakamları,
valiler, milletvekilleri hatta bakanlar da bu şenliklere katılmakta
ve bölge halkını şereflendirmektedir. Gelen bu misafirleri ağırlamaktan,
Geyikli Halkı büyük zevk duymaktadır. Protokol için özel çadır kurulmakta,
bayraklar asılmakta ve koltuk/sandalyeler yerleştirilmekte; kavurma
ağırlıklı özel ikramlar olmaktadır.
Devamı>>>
|