Kardeşlik !

 Siyasette, hukukta ve ekonomide kardeşlikten söz etmek, sözün namusunu piyasaya çıkarmaktan başka bir şeyse eğer, baba sağken veya ölünce bazı kardeşlerin diğerlerine maraba muamelesi yapamaması gerekir.

Muhasebesi, güçlü olandan yana işleyen bir kardeşlik, nasıl bir kardeşilik?

Kardeşlik neye engeldir? Neyi öngörür? Türkçede bağlayıcı bir sözlük anlamı var mı? Varsa kimi bağlıyor?

Beni bağlıyor diyen kaç kişi?

Bir metrekarelik toprak için kardeşlerini vuran, birkaç dönüm arazi için akrabalarını doğrayan, Allah’a, dine, ahlaka, hukuka ve örfe/ma’ruf rağmen kız kardeşlerini mirastan pay vermeyerek, muhanete muhtaç halde yaşamaya mahkûm eden erkek bozuntuları kardeştir işte!

Kızları sefalet içinde yaşarken yardım etmeyen, oğlunun kumar ve kirli bataklarının borcunu ödemek için yerini yurdunu satan babalar kardeşlikten öte babadırlar işte!

Adalet olmayan iman, eşitliği içselleştirmemiş Müslümanlık, dünyaya sözü olmayan bir din, el Bir’e ulaşmayan ihsan; köleliği derinleştirmek, fitneyi ateşlemek, fesadı artırmak ve helâki çağırmaktan başka neye yarar?

Topraktanız, hayvanlarla aynı topraktan olmamız nedeniyle kardeşiz.

Âdem ve Havva’dan kardeşiz. Birkaç kardeş, kendisine dünyada bir avuç cennet yaratmak için mahveder milyonlarca insanın yaşayacağı toprağı, havayı ve suyu.

Allah’ın mülküne ulaşması engellenmiş insanlara açlık ve yoksulluk seçeneği ile asgari ücret karşılığı ömürlerini tüketmeyi sunanlar kardeş!

Ulaşabileceği yerde ulaştırabileceği kadar karşılıksız vermeyi bırakalım, çalıştırdığı halde eşit oluruz kaygısıyla (Nahl71) emeğinin karşılığını adaletle/eşitlikle vermeyenler kardeştir işte!

Bazılarımız, bazılarımıza karındaşlıktan veya babadan/sulb yakınlığı nedeniyle daha da kardeşiz. Bir metre karelik toprak için biri birini öldürenler kardeştir işte! Keşke kardeş olmasaydılar da hayatta kalsaydılar dedirtenler kardeştir.

Kabil Habil’e, kuyuya atanlar da Yusuf’la kardeşti!

“Yusuf’u öldürmeyelim… Tekvin 37/22” diyen Ruben güçsüz, Bünyamin ve Yakup fitneden habersiz ve biçare…

Din kardeşi/ihvan olduğumuz, dost/veli olduğumuz, hatta arkadaş/sadıik olduğumuz dahi yalan.

Kaç kişi var hayır yalan değil diyebilen?

Kaç kişi var diğerinden haberdar olma cesaretinde/iman olan?

Muhacir çöllerde dolaşıyor. Yanıyor Kerbela, nerede; “…işte evim yarısı senin, işte tarlam yarısı senin, işte çocuklarım onların canı neyse seninki de o…” Diyecek Ensar?

“İnnemel müminune ihvetün…Hucurat 10” ayeti hiç inmemiş gibi.

Silinmiş sanki kitaptan!

Ya da belli servislerin kapsama alanına yayın yapıyor!

Fahişe erkekler, kürtaj seanslarına taşıyor masumeleri, diri gömülüyor bebeler tıbbi çöp alanlarına!

Halının altına süpürülen kimin haysiyeti?

Sosyolojik açıdan sorun yok, her şey normal oranlarda!

Geçiş dönemi sancıları bunlar!

Rebeze’de bir adam öldü, yirmi sekiz yıl sonra Kerbela!

Her batı ve batıl örnek de, neden örnek değil Medine uygulamaları!

Bu geçiş nereye?

Yeryüzünde bir milyar insan aç,

Çalıştıkları halde neden yoksul insanlar?

Asgari ücret, ücret, aylık, komisyonculuk, tarım ve hal yasası, taşeronluk/ köle ticareti ve terör ile ahlaki çöküntü arasında bağı kuramayan bir inanç, dünyada yoksulun karnını doyurmayan din ahrette neye yarar?

Sadık iş tutmuş Süreka ile,

Sir William Wallace’ı satan soylular sattı İskoçya’nın gelinlerini.

Tefeciler bağlıyorken boynunu Bilal’in

Kuran kursu yakıyor Ali özgürlük adına

Yanıyor viraneler kaynamıyor yemek,

Ağlama duvarında bedava,

Zemzem Tower’da borsaya bağlı gözyaşı!

“Cehenneme girmeyecek hiç kimse yoktur, oradan ancak muttakiler uzaklaştırılacak Meryem:71,72”

“Elbette oraya en layık olanları Allah bilir. Meryem:70”

YORUM GÖNDER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz